DEPRESYON BELİRTİLERİ

Depresyon birçok sekilde tanimlanabilir ve birçok belirtisi vardir, bunlar arasinda en önemlileri:

Depresif duygudurum

Ilgi kaybi

Yorgunluk ve enerjisizlik

Içten içe kendinizi üzgün ve mutsuz hissediyor olabilirsiniz. Ayrica kötümser ve olumsuz duygular içinde olabilirsiniz. Belki de normalde keyif aldiginiz seylere olan ilginizi yitirmissinizdir.

Depresyona yakalandiysaniz, mutlu olma kapasitenizin bir kismini yitirebilirsiniz, iyi bir sey oldugunda bile mutlu olamazsiniz. Yorgun ve enerjisiz olabilirsiniz. Hatta düsünmek ve karar vermek bile size zor gelebilir.

Belirtileri ilk kim fark eder?

Çogu kez depresyon belirtilerini ilk saptayanlar en yakinlarinizdir. Sözgelimi sunlari fark edebilirler:

Üzgün göründügünüzü

Daha yavas ve olabildigince az konustugunuzu ve hareket ettiginizi

Karar vermekte zorlandiginizi

Belleginizin zayifladigini

Bazi durumlarda depresyon sinirlilik, anksiyete veya konfüzyonla kendini belli edebilir. Baskalarinin önemsemedigi sorunlar sizi fazlasiyla endiselendirebilir. Sizin ve baskalarinin aklina depresyonda olabileceginiz olasiliginin gelmemesinin nedenlerinden biri bu olabilir.

Belirtiler fiziksel olabilir mi?

Bazi depresyon tipleri fiziksel belirtilerle ortaya çikar, sözgelimi:

Istahsizlik

Agrilar

Hipokondri/fiziksel saglikla asiri ugrasma

Uyku bozuklugu

Fiziksel belirtiler bedensel bir hastaliktan kuskulanmaniza yol açabilir. Ayrica birçok fiziksel hastaligin depresyondakilere benzer belirtiler verdigini de unutmamalisiniz.

Ciddi fiziksel hastaliklarin depresyon gelistirme olasiligini artirdigini bilmek de önemlidir. Ciddi bir fiziksel hastalikla baglantili olarak depresyon ortaya çiktiginda, organik depresyon içinde oldugunuz söylenir.

Depresyonun en sik görülen belirtileri nelerdir?

Depresyon birçok sekilde ortaya çikabilirse de, en önde gelen belirtiler sunlardir:

Çökkün duygudurum

Üzgünlük

Enerjisizlik

Bunlarin yaninda, hastalik için karakteristik daha birçok belirti vardi. Bu belirtiler bir örüntü olustururlar, bu örüntü de depresyon tanisi için temel olusturur.

Depresyona yakalandiginizdan kuskulaniyorsaniz veya açiklanamayan fiziksel belirtileriniz varsa doktorunuza danisin. Doktorunuz bir tani koyup dogru tedaviyi önerebilecektir.

Depresyon hakkinda bilgileri burada bulabilirsiniz. Sol tarafda, ilgi alaniniza giren belirtilere tiklayabilirsiniz

Depresif duygudurum

Depresyonun anahtar özelligi inatçi depresif duygudurumdur. Psikiyatristler çökkün duygulanim terimini kullanirlar; bu, duygudurumunuzun depresif hale gelmeden öncekine göre çökmüs oldugu anlamina gelir. Mutsuzsunuzdur hem de yalnizca kisa bir süreligine degil. Ama sizi mutsuz eden yalnizca hayatin su veya bu yönü degildir. Neredeyse sürekli bir keder ve ümitsizlik duygusu yasaminiza egemen olmustur. Her sey gri ve renksiz görünür.

Artik mutlu degilsinizdir. Zaman zaman kendinizi mutlu hissedebilseniz bile bu enderdir. Kederinizse süreklidir. Bazen bu kadar üzgün ve olumsuz olmanin gerçekçi olmadigini görebilseniz bile, her sey önemsiz veya tehdit edici görünür. Sizin denetiminiz disinda, basiniza bir felaket gelecegini hissediyor olabilirsiniz.

Gün içinde duygudurum dalgalanmalari

Sürekli çökkün olsaniz bile, günün bazi zamanlarinda kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz. Olasi örüntülerden biri: erken uyanirsiniz ve her sey gözünüze berbat gözükür (sabah umutsuzlugu). Bununla birlikte gün içinde isler birazcik düzelir ve aksam oldugunda baska insanlarla birlikte olmaya az da olsa katlanabilirsiniz ve yapilmasi gereken islerin bazilarini yapmayi basarabilirsiniz. Çökkünlük duygunuz birazcik azalmistir. Bazilari içinse bu örüntü tersine gelisir.

Islevlerde yavaslama (Psikomotor retardasyon)

depresifseniz, psikomotor [sözlük] hiziniz genellikle önemli ölçüde yavaslamistir, ama tersine artmis da olabilir. Normalden daha yavas düsünür, daha yavas konusur ve daha yavas hareket edersiniz. Izleyenlere benzer fiziksel belirtileriniz olabilir:

Daha az sayida veya nadiren mimik kullanma

Gülümsememe

Diger insanlarla daha az göz temasi

Yavas ve kisa konusmalar söyleyecek bir seyler bulamayabilirsiniz

Konussaniz bile uzun sessizlikler ve duraklamalar

Jestlerde fakirlesme [sözlük]

Uzun süreler kipirdamadan oturma

Daha yavas hareket etme ve büyük hareketlerden kaçinma

Ayrica psikolojik belirtileriniz de olabilir:

Daha yavas düsünürsünüz

Bir seyleri hatirlamakta ve yogunlasmakta zorlanirsiniz

Karar vermekte zorlanirsiniz

Kendinize ve çevrenize ilgi göstermezsiniz bu yüzden yapmakta oldugunuz ise uygun olmadiginiz düsünülebilir.Yavaslama depresyonun bir özelligi olmakla birlikte, Parkinson hastaligi gibi baska hastaliklarda da görülebilir.

Olumsuz düsünceler

Üzgün ruh halinizle yakindan iliskili olumsuz düsüncelere kapilabilirsiniz. Depresyona yakalanan herkes olumsuz düsüncelere kapilir. Belki, kendinizin veya baskalarinin beklentilerini karsilayamamis oldugunuzu hissediyorsunuzdur. Ya da kendinizi kötü ve isinize layik olmayan biri olarak görüyorsunuzdur. Ayrica tembel, ailesini fazla simartan veya onlara asiri sert davranan biri oldugunuzu da hissedebilirsiniz. Hatta kendinize kötü insan tanimini yakistirabilirsiniz.

Suçluluk duygusu

Yaptiginiz, yanlis yaptiginiz veya keske yapsaydim dediginiz seyler konusunda suçluluk duyuyor olabilirsiniz. Olumsuz düsüncelerinizde haklilik payi olsa bile suçluluk duygulariniz abartilidir. Bazen tümden gerçekdisidir.

Bir örnek:

Elli yaslarindaki bir adamda depresyon gelisir ve adam sürekli gençliginde büyük bir sirkette çalistigi günleri düsünmeye baslar. Bir keresinde sirketin çalisanlarina verdigi is giysilerinden bir is pantolonunu eve götürdügünü animsar,ama pantolonu çalmis miydi yoksa unutup pantolon üzerindeyken eve mi gitmisti bir türlü emin olamaz. Simdi, 30 yil sonra, bu pantolon yüzünden büyük bir suçluluk duygusu altinda ezilmektedir. Bu olayin onun nasil kötü bir insan ve bir hirsiz oldugunu gösterdigine emindir. Polise gitmesi ve agir biçimde cezalandirilmasi gerektigini hissetmektedir.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

TÜKENMİŞLİK SENDROMU

Uzun süredir devam eden yüksek düzeydeki strese karşı verilen fiziksel, zihinsel ve duygusal tükenmişlik tepkisi olarak tanımlanmaktadır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere kişi bütün yönlerden kuşatılmış durumundadır, gittikçe yaşama dair yapması gereken sorumlulukları yapamaz, verilmesi gereken tepkileri veremez hale gelmiş, işlevselliği yok olmaya başlamıştır. Fiziksel, zihinsel ve ruhsal açıdan tehlike çanları çalmaya başlamış, tükenmişlik her açıdan kişiyi kuşatmaya başlamıştır. Bu çok yönlü kuşatmanın fiziksel, zihinsel ve duygusal belirtilerine daha ayrıntılı bir biçimde bakarsak.

Tükenmişliğin Başlıca Nedenleri:

Sosyal desteğin olmaması/yetersizliği, kişilere ulaşamayacağı hedefler konması,

fazla iş yükü, çevresindeki kişilerin motivasyonlarının düşük olması, kişinin karakteriyle yaptığı işin uyuşmaması.

Genç, bekar, çocuksuz bireylerde, evli, yaşlı ve çocuklu bireylere göre; üniversite mezunlarında üniversite mezunu olmayanlara göre, iş deneyimi birkaç yıllık olanlarda bir yıldan az ve beş yıldan uzun süredir çalışanlara göre daha yüksek düzeyde tükenmişliğe rastlanmıştır.

Cinsiyet konusundaki çalışmalar anlamlı bir fark göstermezken, kişilik ve beklentilerle ilgili faktörlerin tükenmişlikle yakından ilgili olabileceği sonuçlarını vermiştir. Dıştan denetim odaklı kişilerde, çalıştıkları kurum, meslekleri ve kişisel yeterlilikleriyle ilgili karşılanması zor beklentilere sahip olan kişilerde daha fazla tükenmişlik olgusuna rastlanmaktadır

TÜKENMİŞLİĞİN BELİRTİLERİ

Fiziksel

Baş ağrısı

Çarpıntı

Yorgunluk

Uykuda düzensizlik

Kas gerginliği

İştahta azalma yada artış

Sindirim problemleri

Yüksek Kan basıncı

Zihinsel ve Duygusal

Sıkıntı

Sinirlilik

Gerginlik

Umutsuzluk

İçe çekilme

Güçsüzlük hissi

Başarısızlık hissi

Engellenmişlik hissi

Benlik saygısında düşme

Sosyal ilişkilerden kaçınma

Yetenek ve becerilerden emin olamama

Her şeye karşı küskünlük ve kızgınlık duyma

Mesleki seçimlerden ve kararlardan emin olamama

TÜKENMİŞLİĞE GÖTÜREN ORTAMLAR

İnsanlar aşırı düzeyde sorumluluk aldıkları, aldıkları sorumlulukları yerine getirdikleri ancak takdir edilmedikleri ve sorumluluklarını uzun süreli olarak bu şekilde yerine getirmeye devam ettikleri ortamlarda tükenmişlik içerisine girebilirler. İnsanı tükenmişliğe götüren iki ana sorumluluk kaynağı vardır. Bunlardan birincisi iş ortamı, ikincisi aile ortamıdır.

İş Ortamı

Yoğun ve takdir görülmeyen iş ortamları insanları her an için tükenmişliğe götürebilir. Her iş ortamı insanı tükenmişliğe götürebilir. Ancak yapılan bir çok çalışmada birebir insana hizmet veren, insanlarla iletişim halinde olunan mesleklerde tükenmişliğin daha çok yaşandığı saptanmıştır. Sağlık çalışanları (doktor, hemşire ve diğer bakım verenler) ve öğretmenler bu mesleklerin en başında gelenleridir. İş ortamında insanı tükenmişliğe götüren etkenlere bakarsak. Görev tanımlarının ve çalışandan beklentilerin net olmadığı ortamlar Uzun süreli çalışma saatleri 7/24 çalışma temposu: Eve ve hafta sonu tatillerine iş getirme

Emeğinin karşılığını almadığını düşünme

Takdir Görmeme

Güven duyulmayan iş ortamı

En küçük hatada işine son verileceği düşüncesi

İş arkadaşlarıyla güvene dayalı bir ilişki olmaması

Aile Ortamı

Ev yaşamında da, iş yaşamında olduğu gibi takdir edilmeme tükenmişliğin gelişmesi açısından önemli bir yere sahiptir. Bütün sorumluluklarını fazlasıyla yerine getiren birey diğer aile bireyleri tarafından takdir edilmedikçe, sorumlulukları paylaşılmadıkça tükenmişliğe doğru yol alır.

TÜKENMİŞLİĞE GÖTÜREN ETMENLER

-Her şeye yeterli olduğunu düşünme:

Yaşam karşısında karşılaştığı her sorunu çözebileceğini, her zorlu durumu düzeltebileceğini düşünme.

-Aşırı düzeyde sorumluluk duygusu:

Ev ve iş yaşamında yapılması gereken bütün işleri, alınması gereken bütün sorumlulukları üzerine alması gerektiğine inanma ve bu sorumlulukları üzerine alıp çözmeye çalışma.

-Mükemmeliyetçi eğilimler

Bir şeyi ya çok iyi yaparım ya da yapmam. Karşıma çıkan bütün sorunları tamamen çözebilirim tarzında düşünme. En küçük bir başarısızlık karşısında yıkıma uğrama.

-Sabırsız ve aceleci olma

Karşılaştığı sorunları hemen çözmek isteme, aklına gelen ilk çözüm yolunu doğru veya yanlış olduğunu düşünmeden uygulamaya çalışma.

-Hayır diyememe

İş arkadaşlarını ve aile bireylerini mutlu etmek, üzmemek adına istemediği sorumlulukları üzerine alma. Bu sorumlulukları üzerine almak istemediğini ifade edememe, hayır diyememe.

-Ev ve iş yerindeki insanların aşırı düzeyde beklentileri olması

Kişilik özellikleri kadar çevredeki kişilerin yüksek düzeydeki beklentileri de tükenmişliğe girmede önemli bir yere sahiptir. Çevredeki kişilerin bireyin yeteneklerini ve potansiyelini aşacak düzeydeki beklentileri kişide tükenmişliğe neden olabilir.

TÜKENMİŞLİĞİN ÖNLENMESİ

-İş ve aile yaşamında suçluluk hissetmeden üzerine almak istemediği sorumluluklara hayır diyebilme.

-Kaldırabileceğimiz kadar sorumluluk almayı öğrenme.

-Stres yaratan durumlarla karşılaştıkça güçlü ve zayıf yönlerini öğrenme, karşılaşılan yeni stresli ortamlara bunu aktarma.

-Gerçekçi hedefler koyma: Anlamlı, ulaşılabilecek hedefler koyma ve hedefi uzun ve kısa vadeli olarak parçalara ayırma, planlama yapma.

-Kendini ön plana koyma: Kendini dinleme, yorulmaya, tükenmeye başladığı zamanda kendini şarj etme.

-Kendine zaman ayırma belli bir süre sadece kendi zevk aldığı bir şeyi yapma.

-İş ve ev yaşamında memnuniyetsizlik ve sorun yaratan durumları tespit etme ve bunları değiştirme.

-Zamanı etkili yönetmeyi öğrenme: Ev ve iş yaşamında geçirilen zamanı nicelikten niteliğe götürme.

-Mükemmeliyetçiliği azaltma, hata yapabileceğini kabul etme.

-Stresle baş etme becerisi geliştirme: Bu noktada kişi bir psikolog veya psikiyatristten yardım alabilir.

Alıntı : Dr. Zeliha SEHERYILDIZI

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın